Yaşamımızı planlarımızı, programlarımızı yönlendiren zaman göstergesi takvim,yedi gün olarak belirlenmiştir. Bu yaşamımız boyunca süren bir devamlılıktır. Gerçekte hayatımızda isimleri belirlenmiş yedi gün mü var?
Öyle gözükse de, gerçekte üç gün vardır hayatımızda ve biz bu üç günü yaşarız tüm yaşamımızda.
“Dün, Bugün, Yarın” İşte bu üç gün içinde yaşıyoruz, üzüntülerimizi, sevinçlerimizi,coşkularımızı, başarımızı,başarısızlığımızı.Önemli olan, dünün deneyimi ile bugünü, bugünün gelişimi ile de yarını hazırlamaktır.Deneyimlerimizden ders çıkarıp, gelişimimiz için (b)ilgiyi hayatımıza katarsak başarılı oluruz.Oysa ne kadar çok severiz geçmiş başarılarımızla övünmeyi! Dünün başarılarıyla övünüp, çıpamızı dünde takılı tutarsak,sadece anla(şıl)madığından sızlanan ama gelişmek ve değişmek için gereken (b)ilgiyi al(a)mayan homurdanan biri oluruz. Etrafımızda oluşturduğumuz kurşun askerlerden medet ummaya çalışırız. Oysa onlar, bizi uyarmak için değil, onaylamak için oluşturulmuşlardır.
“Bugünkü aklım olsaydı…” dün için hep bu deyimi kullanırız. Âmâ, yarın aynı sözleri bugün için kullanmayacak mıyız? İnsan sürekli gelişen, tekâmül eden bir varlıktır ve öyle olmalıdır.
WordPress Theme