Sessiz Dilimiz: Bedenimiz

beden-diliHer insan düşüncelerini anlatmak için iletişim kurmak zorundadır.Kendini “doğru” algılatmak, anlaşılmak ve aynı zamanda da karşındakini doğru algılamak için uğraş verir. Kendimizi ifade etmek için sadece sözlü iletişim kurmak yeterli olmaz. Sözlerimizi pekiştirmek ve sağlıklı bir iletişim için beden dilimizin de düşüncelerimizi tanımlaması ve tamamlaması gerekmektedir.Bedenlerimiz iç dünyamıza giydiğimiz elbiselerimizdir. İnsan yaşamı boyunca bilerek veya farkında olmadan beden dilini kullanarak karşısındakilerle iletişime geçer. Ama kişi, kelimeleri kontrol ettiği gibi bedenini kontrol edemez. Kişinin asıl düşünceleri bedeninde gizlidir. Bedenimiz, olaylara, durumlara, duygu ve düşüncelere, kontrol ettiğimiz/edebildiğimiz kelimelerden daha farklı tepki verir. Böylece gerçek duygu ve düşüncelerimizin ortaya çıkmasına neden olur. Bir başka deyişle,beden dili  “gerçek”duygu ve düşüncelerimizin “dış dünyaya” yansıma biçimidir. Bu etkileşim, kişilerin sözel iletişimi ile birlikte, beden dili, giyimi ve aksesuarlarıyla birlikte yön bulur. Beden dili bu nedenle, öğrenilmesi gereken önemli bir iletişim aracıdır.

http://uemc11111.blogspot.com/

Zamanı Yönetmek

zaman-yonetimiAramızdaki günlük konuşmalarımızda en sık kullandığımız soru cümlesidir…
-Ne yapıyorsun?
-Hiç, zaman geçiriyorum.
İşte bu soru ve verilen cevap,bizim zamana verdiğimiz değeri anlatır. Zahmetsizce kullanımımıza verilen bu değerli kaynak, bizden hakkettiği  değeri bulabiliyor mu? Maalesef hayır.
Zamanın değerini daha iyi algılamamız için, bir örnek verelim..;
Doğduğumuzda gözümüzün önünden hiç kaybolmayan tersine çalışan bir zaman sayacı olsaydı ne olurdu acaba?
Cevap çok basit. Panik, kaos, zamanımızın hızla tükendiğini görmek ve bununla yaşamak. Bunun için
Zaman, yaşamımızdaki en önemli kaynaktır. Biz bu yaşam sermayemizi doğru kullanabiliyor muyuz? Zamanın değerini algılamak için, önce onu anlamak gerekir.
Nedir Zaman; Biriktirilmesi, geri döndürülmesi, yenilenmesi ve maalesef paramızın satın alamayacağı, hayatımızın içinden akıp gittiği kıymetsizce kullandığımız yaşam servetimizdir.Ama bu önemli yaşam kaynağımızın nasıl tüketileceğine karar veren de kişinin kendisidir. Onu bu kadar önemsizmiş gibi algılayıp, şuursuzca kullanmamız yetmiyormuş gibi, bir de zamanımızın az olduğundan ve bize yetmediğinden şikayet eder dururuz. Acaba biliyor muyuz..? Şikayet ettiğimiz, kaybettiğimiz  ama yönetmeyi bilmediğimiz bu kaynak, hiçbir şekilde yerine konulamaz. Oysa ki, bu değerli kaynak tüm insanlığa eşit ve demokratik olarak dağıtılmıştır. Hepimizin  7 günü ve her günün 24 saati vardır. Acaba biz zamanı mı israf ediyoruz.., yoksa hayatımızı mı israf ediyoruz! Tek yapacağımız, zamanımızı en iyi şekilde  değerlendirmek ve ona hükmetmektir.
“Vakit nakittir” vaktinizi harcayanlara izin vermeyin.
Bir yaşam tarzının, bir hayat felsefesinin gereği, yaşamımıza bir bütün olarak bakmanın ve doğru bölümlendirmenin gereğidir “Zaman yönetimi”. Zamanımızı kaliteli olarak kullanımının sürecidir Zaman Yönetimi. Amaçlarımıza,hedeflerimize ulaşmada en önemli kaynak olan zamanımızı, etkili ve verimli kullanmaktır Zaman yönetimi.
Zaman Yönetiminde asıl önemli olan, kişinin kendisini yönetmesidir.
Unutmayın ki, “Zaman en iyi öğretmendir ama,o tüm öğrencilerini öldürür.”

Yönetim Danışmanın İşletmeye Katkısı

Yönetim ve sistem danışmanı, basit bir tanımlama ile “işletme doktoru” olarak yorumlanır.Yönetim danışmanı, bağımsız ve objektif düşünür, analiz eder, rahatsızlığı teşhis eder, yorumlar, değerlendirir. Düzeltici ve önleyici stratejik planını hazırlar ve de gereken pozitif hamleleri zamanında yap(tır)arak, tedavi süreci başlatır. İşletme sahibi ve hizmet veren tüm kişiler, çalışma temposu, iş yoğunluğu veya duygusal yaklaşımlar sonucunda, “öngörü, tahmin, riskler, tehditler, pazar, ürün, müşteri analizi değerlendirmeleri, zamanlama, pazara tepki verme ve karar alabilme hızı” süreç içinde etki kaybına uğrar. Teknik olarak tanımlarsak, bu kısır sürece “Şirket körlüğü” denir. İşletme, yaşayan bir organizmadır ve beslenmeye, dış etkilerden korunmaya, tedaviye, yüksek motivasyona ve de gelişmeye  ihtiyacı vardır. bu noktada “Yönetim danışmanı” sürece dahil olur. Bilgi, tecrübe ve önerileri ile tedavi sürecini başlatır.

http://uemc11111.blogspot.com/